Çatlak Tedavisi

çatlak tedavisi istanbulBu güne kadar tedavisi en zor estetik sorunlardan biri olan çatlaklarınızı silmeye hazır mısınız? "Göğüs dekoltenizin, bacaklarınızın, kim bilir belki de karın bölgenizin çekiciliğine gölge düşüren bu izlerden kurtulmak artık mümkün!" Ve huzurunuzda yepyeni bir teknoloji,  vücudunuzda tılsımlı bir dokunuş…

Bu konuda pozitif çözümler sunan Medikal Estetik Uzmanı Dr. Mustafa Karataş, günümüze kadar çatlak tedavisine yaklaşımın, hep cilde mikro hasar verilmesi ve cildin kendini toparlaması üzerine olduğu üzerinde durarak bu tip yöntemlerin, halen mevcut olup çatlağın görüntüsünü sadece yüzde 15-25 gibi bir seviyede tedavi edebildiğini söylüyor. Oysaki çatlakların, sadece dış̧ yüzeyde olan sorunlar olmadığının da önemle altını çiziyor. Cildin bir bütün olarak ele alınması gerekiyor. Çatlakların oluşumunun en önemli sebebi hormonal değişikliklere dayanıyor. Tabii ki mekanik etkiler (yer çekimi, kilo alıp verme vs.) zaten hali hazırda hormonal değişiklikler sonucunda oluşan çatlakların biraz daha derinleşmesine ve büyümesine vesile olur. Güncel çalışmalar, çatlakların aslında atrofi (Hücrelerin beslenememesi durumunda küçülmesi; yani doku kaybı) olduğunu kanıtlamış. Sonuçta, hücre bazında bir sıkıntı varsa, fraksiyonel lazer, dermabrazyon gibi sistemlerle cildi soymak ya da mikro iğneleme sistemleriyle enerji vermenin yeterli olmadığını belirterek şimdiye kadar alınan yetersiz sonuçlarınsa, bunu zaten kanıtladığını söylüyor. Bir başka önemli nokta ise ciltte oluşan çatlakların renklenememesi, bronzlaşamaması... Bu tarz cilde zarar vererek yapılan uygulamalarda çatlağın yeterince tedavi edilememesi dışında bir de cildin renklenmesine ve bronzlaşmasına hiçbir katkı sağlanamaması. Bu da ayna karşısında ve günlük hayatında çatlaklarından psikolojik olarak rahatsız olan hastalara pek de yardımcı değildir.

Çatlağı tedavi eden tek sistem: Biodermogenesi

Toplamda 14 senelik çalışma ve araştırmalar sonunda ilk defa cilde zarar vermeden çatlağı tedavi eden bir sistem geliştirilmiş. İtalya’da üretilen bu Biodermogenesi adlı  sistemle çatlağı ortalama yüzde 85 oranında iyileştirmek artık mümkün. Buradaki yüzde 85 rakamının yanlış̧ anlaşılmamasını önemle belirtiyor ve ekliyor: “Yüzde 15 gibi bir başarısızlık kesinlikle söz konusu değildir. Bu rakam, çatlağın doldurulmasıyla alakalıdır. Yani her çatlakta iyileşme kesinlikle vardır. Hiçbir yan etkisi yoktur. Tamamen Bio-uyumlu manyetik alan ile birlikte bazı spesifik amino asit bazlı serumlar cilde yedirilmesi suretiyle hiçbir acı hissetmeden, hayat standartlarınıza hiçbir kısıtlama getirmeden çatlaklarınızdan kurtulmak artık mümkün.” Biodermogenesi ciltte rejenerasyon yapıyor, kan dolaşımını normalize ediyor, oksijen seviyesini normal düzeylere çıkarıyor, lenfatik mikro sirkülasyonu en uygun hale getiriyor. Bunu Biodermogenesi ile yaparken derinin fizyolojik yapısına saygı duyarak, deriye hiçbir hasar vermeden onun normal biyolojik fonksiyonlarını geri kazandırıyor. Daha ne olsun!.. Tedavi sırasında güneşe çıkabilir, solaryuma gidebilir, çatlaklarınızı bronzlaştırıp sağlıklı derinizle aynı renk ve bronzluk seviyesine getirebilirsiniz.

Sistem nasıl gerçekleşiyor?
Dr. Mustafa Karataş kendi kliniğinde uyguladığı bu sistemi şöyle anlatıyor: “Hücrenin istediği besin olan sodyum ve potasyumu, bio uyumlu manyetik alan terapisiyle pozitif ve negatif enerjiyle hücreye sodyum ve potasyum pompalıyoruz. Pozitif akımla hücre içine pompalanan sodyum ve potasyum hücrenin ihtiyacı olan besini sağlıyor. Daha sonra negatif akımla hücre içindeki toksinleri dışarı çıkararak detoksifiye (toksinlerden arınma) gerçekleşir. Böylelikle hücre gerekli besini alarak normal seviyesine dönmeye başlar. Seanslar ilerledikçe çatlaklar renklenme özelliğini kazanmaya başlar.”

İtalyan innovasyon ödülü alan bu sistem, artık Pisa Üniversitesi’nde, Barcelona Üniversitesi’nde medikal estetik alanındaki master programlarında ders olarak verilmeye başlanmış̧... Etkinliği bağımsız araştırmalar, akademik çalışmalar ve bilimsel yayınlar tarafından belgelendirilmiş̧ olan çatlak tedavi yöntemi Biodermogenesi kalıcı ve ciddi sonuçlar elde etmeyi garantileyen ve çok sayıda biyopsi ve ultrason taraması aracılığıyla belgelendirilmiş̧ olan tek çözüm. Biodermogenesi çatlak tedavisi yöntemi Bi-One adı verilen sistem ile uygulanıyor.

Pisa Üniversitesi Dermatoloji Fakültesi'nin sürdürdüğü bir araştırma çatlakların, Biodermogenesi'den önce önerilen diğer uygulamalardan tamamen üstün olarak yüzde 80 üzeri gibi benzersiz bir oranda kaybolduğunu kanıtlamıştır. Araştırma, ayrıca Biodermogenesi’yle elde edilen sonuçların, uygulamadan dört-beş̧ yıl sonra bile aynen sürdüğünü ortaya koymuş̧ ve bu metodun yalnızca estetik bir sonuç elde etmekle kalmayıp, çatlakları gerçek anlamda yok ettiğini de doğrulamıştır.
Seanslar ilerledikçe üst derimizde renk üreten melanosit hücrelerinin normal renk üretme yeteneğini yeniden kazanmasıyla çatlakların renklenmesi sağlanır.

Etkinliği klinik çalışmalarla ve biopsi örnekleri, ultrasonografik sonuçlarla destekli olan Biodermogenesi yöntemi ile deri çatlaklarının tedavisi ağrısız, deride olumsuz değişikliklere sebep olmayan, günlük hayatı etkilemeyen ve renklenmenin de sağlanabildiği deri çatlak tedavisinde çığır açan bir tedavi tekniğidir.

Çatlak tedavisine Seans Sayısı ve Aralığı

Çatlak tedavisine başlamadan evvel hasta ve doktor tarafından seans sayısını belirlemek için özel bir form doldurulur. Bunun neticesinde bir puanlama ortaya çıkar ve tedavinin kaç seanstan oluşacağı belirlenir. Genel olarak, 10 yıla kadar olan çatlaklarda 20-25 seans uygulanırken, 10 yıl ve üzeri olan çatlaklarda 30 seanslık bir tedavi programı uygulanmaktadır.

Seanslar haftada minimum 2 seans, maksimum 3 seans olarak uygulanır. Buradaki önemli kıstas, 48 saatte bir seans uygulanabilir. Daha sık yapmanın hiçbir ekstra faydası yoktur.

Hemen Doktorunuza Sorun

3 Yorum
Ayfer
Merhaba, Benim bacaklarımda, kalçamda, göbeğimde, belimde, göğüslerimde hatta koltuk altlarımın arka kısımda çatlaklarım var. 34 yaşındayım. Hem gençliğimde hem de hamileliğim sonrasında oluştu bu çatlaklar. Kilo problemim neredeyse hiç olmadı. En fazla 65 kilo olmuşumdur. Bu sorun yüzünden hayatım boyunca ne etek giyebildim ne mayo. Şimdi sormak istediğim şey şu: Bu zamana kadar çözümsüz olarak görünen bu sorun artık bir insanı tatmin edebilecek kadar tedavi edilebiliyor mu? En azından dikkat çekmeyecek derecede düzeliyor mu? Çünkü bu konuda çok yatırım yapmama rağmen hiç ilerleme kaydedemedim. Ben hiçbir çatlak tedavisinde eski ve yeni halini net bir şekilde göremedim. Bu konuda referans görüntüleriniz var mı? Beni ayrıntılı bir şekilde bilgilendirirseniz çok sevinirim.
Dr. Mustafa Karataş
Merhabalar Ayfer Hanım. Maalesef kilo problemi olmayan kadınlarda da çatlak problemi görülebiliyor. Derinin esneme kabiliyetini zorlayan kilolar dışında çatlak oluşumunu tetikleyen bir diğer önemli faktör de kadınlık hormonlarıdır. Ergenlik dönemi, hamilelik gibi vücutta hormonal aktivitenin en yoğun olduğu zamanlar çatlak oluşumunun en çok görüldüğü dönemlerdir. Bazen, doğum kontrol hapı kullanmak bile vücutta çatlakların oluşmasına neden olabilir. Eskiden müdahale etmekte en zorlandığımız estetik problem çatlaklardı. Ancak bugün olumlu sonuçlar alabildiğimiz tedaviler mevcut. Biodermogenesi ve Icon lazer sistemleri ile çatlakların belirginliğinin azaldığını, renklerinin açıldığını ve çevrelerindeki sağlıklı ciltle bütünleşen bir görünüme kavuştuğunu gözlemliyoruz. Bu da çok daha az dikkat çekici olmaları anlamına geliyor ki, sizin sorunuza cevap verecek olursak: Kendinizi vücudunuzla daha barışık hissediyorsunuz. Kliniğimizde yukarıda bahsettiğim tedavilerle ilgili yayınlar, broşürler bulunuyor. Bunlarda önce ve sonra fotoğrafları da yer almaktadır.
Ebru
Merhaba Mustafa Bey. Benim çatlaklarım doğumdan önce de vardı. Fakat hamile kalınca daha da fazlalaştı. Bir doktor bana çatlak tedavisi maalesef bir sonuç vermiyor demişti. Bu durum beni psikolojik olarak çok etkiliyor. Yaptırıp hayal kırıklığına uğramaktan korkuyorum. Bana yardımcı olur musunuz?
Dr. Mustafa Karataş
Gerçekten de bundan 10-15 sene önce çatlakların görümünü hafifletmekte, gözle görünür sonuçlar almakta etkili bir tedavi yoktu. Neyse ki artık bu estetik soruna karşı gerçekten işe yarayan sistemlere sahibiz. Bugün çatlakların rengini hafifleten, derinliklerinin azalmasını sağlayan etkili teknolojiler var. Başarı oranları % 80’lere kadar çıkıyor. Bunlardan biri cilde oksijen akışını artıran, besleyen ve cildi yeniden yapılandıran Biodermogenesi, diğeri ise cilt altında ısı kanalları yaratarak cildin kendini iyileştirme mekanizmalarını harekete geçiren Icon lazerdir. Hastalarımda başarıyla uyguladığım bu iki tedaviden eskiden hayal bile edilemeyecek sonuçlar alabiliyoruz. Ama gerçekçi beklentilere sahip olmanız çok önemli. Çatlakların görünümü önemli ölçüde hafifleyecek, ama tamamen yok olmayacaktır. Bu tedavilerin başarı oranı %80 civarındadır.
Sema
Merhaba, ben 11 kilo verdim ve şimdi göğsümde çatlaklar oluştu, hem de göğüslerim çok yumuşadı sıkılaşması gerekiyor. Siz hangi tedaviyi önerirsiniz? Ben İranlıyım ama İzmir'de yaşıyorum. İstanbul'a gelebilirim.
Dr. Mustafa Karataş
Merhabalar Sama Hanım. Çatlak tedavisinde başarı oranları %80’lere kadar çıkan –yani çatlakların görünümünü önemli ölçüde düzelten, rengini açan- iki başarılı sistem var Biodermogenesi ve Icon lazer. Biodermogenesi çatlakların bulunduğu derinin oksijenlenmesi, beslenmesini sağlayarak etki eder. Böylece çatlaklar içten dışa doğru onarılmaya başlar. Icon lazer ise cilt altında ısı kanalları oluşturarak etki eder cildin kendini iyileştirme mekanizmalarını tetikler. Bu da çatlakların görünümünün hafiflemesine neden olan bir süreçtir. Ücretsiz olan muayene sırasında göğüslerinizdeki çatlaklar için hangi tedaviden daha başarılı bir sonuç alacağınız belirlenecektir. Ancak cerrahi olmayan yöntemlerin göğüslerinizdeki kilo kaybı yüzünden oluşmuş yumuşaklığı yok etmede fayda sağlamayacağını bilmelisiniz.