Yüz Yağsız Olmaz...

Yaşlanma belirtileriyle savaş sadece cildin gençliğini korumaktan ibaret değildir. Anti-aging stratejinizde yüzdeki doku kaybını yerine koymak ve var olan dokunun yer değiştirmesini önlemek de yer almalı. İşin sırrı doğru zamanda doğru dokunuşlardan geçiyor.

Fransız aktris Catherine Deneuve özellikle 30 yaşın üstündeki kadınların vücutları ve yüzleri arasında bir seçim yapmaları gerektiğini söylemişti. Gerçekten de ilk gençlik yıllarındaki kadar ince olmaya ya da 36 beden bir jean pantolonun içine girmeye odaklanan kadınlar önemli bir faktörü gözden kaçırıyorlar: Belli bir yaştan sonra çok zayıf olma hevesi kadar yaşınıza yaş katan bir şey daha yoktur.

Eğer gençliğinizi korumak istiyorsanız, yüzünüzdeki yağ dokusunu korumak önceliklerinizden olmalı. Eskiden yüzün yerçekimine yenilerek sarktığına inanılırdı, ancak günümüzde uzmanlar yüzün nasıl yaşlanacağını belirleyen en önemli faktörün yüzdeki yağ dokusu olduğu yolunda hemfikir. Herkes farklı yaş alır. Dolasıyla yüzdeki yağ dokusunun kaybı da kişiden kişiye değişse de şunu söylemek mümkün: Özellikle yanak ve elmacık kemikleri üstündeki yağ dokusunu ne kadar iyi korursanız o kadar genç görünürsünüz.

YÜZDEKİ DOKU KAYBINI HIZLANDIRAN ETKENLER

Peki genç bir yüzün en önemli unsurlarından biri olan yağ dokusuna zarar veren etkenler neler?

Yo-yo diyetler: Kilonuzu korumak cildiniz ve yüzünüzün gençliğini korumak adına yapabileceğiniz en önemli şeydir. Özellikle 30’lu yaşlarındaki hastalarıma kendilerini iyi hissettikleri bir kilo belirleyip, o kiloyu korumalarını öneriyorum. Kilo alıp vermek, sadece yüzdeki dokunun kaybına neden olmakla kalmaz aynı zamanda cildin elastikiyetini kaybetmesine de neden olur. 40 yaşlarının ortalarında olup lisede giydikleri pantolonun içine girmek için çabalayan bazı hastalarımdan da çok iyi gözlemlediğim gibi, bu hevesin sonunda yaklaşık 10 yaş daha yaşlı görünmek kaçınılmaz. İşin kötüsü verdiğiniz kiloları geri alsanız bile maalesef yüzdeki yağ kaybının büyük kısmı bir daha geri gelmiyor.

Aşırı spor: Egzersiz sağlıklı yaşamın olmazsa olmazıdır. Spor yaptığınızda vücuttaki kan dolaşımı da artar, bu da cildin daha parlak, daha taze görünmesini sağlar. Ancak her şey gibi spordan da ancak kararında olduğu sürece anti-aging fayda sağlayabilirsiniz. Fazlası yaşlandırır. Her şeyden önce çok fazla spor yapmak vücutta çok fazla serbest radikal oluşmasına neden olur. Bu da hücresel anlamda daha hızlı yaşlanmak anlamına geliyor. Ayrıca dozu kaçırdığınızda yüzdeki yağ dokusunun kaybı kaçınılmazdır. Bu yüzden ağır sporlar yerine hızlı yürüyüş, yüzme gibi sporları ve kas gruplarını çalıştıran direnç egzersizlerini öneriyorum.

Stres: Stres vücudun kendini onarma mekanizmalarını sekteye uğratan hormonların salgılanmasına neden olur. İş yerinizde ya da özel yaşamınızda stresli bir dönem geçirdiğinizde bunun ilk etkilerini yüzünüzde görmeniz kaçınılmazdır. Araştırmalar stres faktörünün özellikle yüzün orta bölümündeki yağ dokusunu etkilediğini gösteriyor. Gençliğinizi korumak adına fark yaratacak önlemlerden biri hiç kuşkusuz stresle baş etme yöntemleri geliştirmek.

DOĞRU ZAMANDA DOĞRU DOKUNUŞLAR

Yukarıdaki maddelere dikkat ederek yüzdeki doku kaybını yavaşlatmak mümkün. Ama yıllara meydan okuyan bir görünüm için profesyonel dokunuşlardan da yardım almak akılcı bir anti-aging stratejidir. Koruyucu önlemler, sağlıklı bir yaşam ve doğru müdahalelerle zamansız bir görünüm yaratmak mümkün. Bunun için…

Dolgu maddelerinden yardım alın: Yüzdeki doku kaybını yerine koyma, yüzde genç bir etki yaratma çabası öyle yeni bir şey değil. 1900’lü yılların başında yüze parafin enjekte etmek çok popüler bir yöntem olsa da  kısa bir süre sonra yüzde nodüller yarattığı fark edildi. 1940’larda ise sahneye silikon enjeksiyonları çıktı. Ama bu maddenin de eksilerinin artılarından daha fazla olduğunun anlaşılması uzun sürmedi. 1970’lerde geliştirilen hayvan bazlı kolajen dolguları ise nispeten daha güvenli olsalar da, bazı kişilerde alerjik reaksiyona neden oluyor ve sadece iki-üç ay gibi kısa bir süre dayanılıyorlardı. Bugün kullandığımız hyalüronik asit bazlı dolgu maddeleri, yüze yaşlı bir görünüm veren çökmeleri, yanak bölgesindeki boşalmaları doldurmak dört dörlük bir malzeme. Tabii işlemi yapacak doktorun işinin ehli ve estetik gözünün iyi olması koşuluyla. Vücutta da doğal olarak bulunan hyalüronik asit, moleküler ağırlığının yaklaşık bin katı su tutma özelliğine sahiptir. Hyalüronik asit bazlı dolgu maddeleri ise  yüze kaybolan hacmini geri vermekte, yüzün farklı bölgeleri için farklı konsantrasyonlarda geliştirilmiş formülleri ile son derece başarılı bir anti-aging malzeme.   

Daha genç yaşlarda başlayın: Yukarıda da belirttiğim gibi her yüz farklı yaşlanır. 30’lu yaşlarının başlarında bile avurtları çökmüş, bu yüzden olduğundan çok daha yaşlı görünen hastalarla karşılaşıyorum. Tavsiyem böyle durumlarda dolgu maddelerinden yardım almak için ileri yaşları beklememek. Bu tarz işlemlere sorun ilk ortaya çıktığında, henüz belirginleşmeden başlama taraftarıyım. Böylece çok daha doğal bir görünüm elde etmek mümkün olacaktır.

Yağ dokusu yer değiştirirse: Yaşlanmanın bir diğer belirtilerinden biri de yüz ovalinin bozulması ve şeklini kaybetmesidir. Gençlik yıllarında V şeklinde olan yüz şekli, yaş aldıkça dikdörtgen bir form almaya başlar. Bunun nedeni yüzdeki dokunun aşağı doğru yer değiştirmesidir. Yüzünüzde tek bir kırışıklık olmasa, cildiniz pürüzsüz görünse bile yüz şeklindeki bu değişiklik yaşınıza yıllar ekleyebilir. Çene hattını bozan bu görünümde en etkili anti-aging müdahale cildin sıkılığını artıran lazer sistemleridir.  Thermage, Ulthera, ClearLift, Scarlet gibi kızılötesi ışınlar ya da radyo frekansı ile etki eden lazer sistemleri, cildin alt tabakasını ısıtarak ciltte sıkılaşma etkisi yaratır. Ama burada küçük bir not düşmek istiyorum: Ciltteki kolajen ve elastin miktarının belirgin oranda azaldığı ileri yaşlarda bu tedavilerin etkisi de azalıyor. Neden? Çünkü cildin elastikiyetinin artması için stimüle edecek elastin ve kolajen lifleri olması gerekiyor.

Cerrahi müdahale için doğru zaman: Dolgu maddeleri, lazer tedavileri, botoks gibi müdahaleler cildin gençliğini korumak, yüz hatlarının belirginliğini daha uzun süre muhafaza etmek için mükemmel araçlardır. Ama eğer deride belirgin bir sarkma, yüz dokularında dramatik bir yer değiştirme söz konusu ise doğru çözüm yüz germe olabilir. Estetik müdahale için doğru yaş yok aslında. Miras olarak bazı özellikler aldıysanız, bunları düzeltmek için 50’li veya 60’lı yaşlara gelmeyi beklemek istemeyebilirsiniz. Bu yaşlara daha sıkı ve daha düzgün, pürüzsüz bir ciltle girmek çok daha akılcı bir anti-aging stratejidir. Mesela, eğer gerçekten gerek varsa 40’lı yaşlarınızda yüzünüzü gerdirebilirsiniz. Hatta bu hem daha doğal bir görünüm elde etmeniz hem de sonuçların daha kalıcı olmasını bile sağlayabilir.

Hemen Doktorunuza Sorun

  • Botoks Hakkında Bilinmesi Gerekenler

    Botoks Hakkında Bilinmesi Gerekenler Anti-aging dünyasının en çok istenen ve en çok uygulanan kırışıklık karşıtı uygulaması hakkında bilmeniz gerekenler, doğru bilinen yanlışlar ve merak ettikleriniz…

  • Gözlerdeki Yaşlanma İzlerini Silin

    Gözlerdeki Yaşlanma İzlerini Silin Minik dokunuşlarla göz çevrenizde taze, pürüzsüz bir etki yaratmak mümkün. Dr. Mustafa Karataş, sizi olduğunuzdan yaşlı ve yorgun gösteren ince çizgilere, morluklara ve e...

  • Estetik Uygulamalarda Unutulan Yerler

    Estetik Uygulamalarda Unutulan Yerler Yüzünüz ne kadar genç görünürse görünsün, göz ardı edilen bazı hassas bölgeler yaşınızı ele verir. Boynunuza, ellerinize, siluetinizi bozan diz kapaklarınıza özen gösterm...

  • Estetikte İşinin Ehli Bir Doktor

    Estetikte İşinin Ehli Bir Doktor Daha çekici görünmek için yola çıkıp, mutsuz olanlar kervanına katılmamak için yüzünüzü emanet edeceğiniz uzmanı doğru seçin.

  • Yaş Otuz Beş…

    Yaş Otuz Beş… Ve en keyifli yıllarınız henüz başlamadı bile! Eskiden yolun yarısı olarak algılanan bu yaş, artık kadının en çekici, en güzel zamanları olarak görülüyor.

  • 40’lı Yaşlarda Anti-Aging

    40’lı Yaşlarda Anti-Aging Eğer 30’lu yaşlarınızda düzenli olarak botoks yaptırdıysanız 40’larınıza minimum kırışıklıkla girme şansına sahip oldunuz.