Badem Gözlerin İzinde

Çekiciliğin sırrının gözlerinizin şeklinde gizli olduğunu biliyor muydunuz? Neyse ki genetik kodunuzda yazılı olanla yetinmek zorunda değilsiniz. Dr. Mustafa Karataş, cerrahi müdahale olmadan da çekici bakışlara kavuşmanın mümkün olabileceğini söylüyor.

Nedense son yıllarda güzelliğin sırrının dolgun dudaklarda saklı olduğuna dair genel bir kanı oluştu. Hâlbuki güzel bir çehrenin en önemli kriteri biçimli gözlere sahip olmaktan geçer ki bu, çekiciliğin binlerce yıldır değişmeyen temel unsurlarından biridir. Göz makyajı yapmanın ardında da ideal bakışlara kavuşma, daha çekik ve daha iri gözlere kavuşma isteği yatar. Audrey Hepburn’den Elizabeth Taylor’a ve Angelina Jolie’ye kadar güzellikleri tüm dünyaca onaylanmış yıldızları düşündüğünüzde en belirgin özelliklerinin çekici bakışlar olduğunu görürsünüz. Dilerseniz listeye Kim Kardeshian, Beyonce, Rihanna ve Jessica Alba’yı da ekleyebiliriz… Hepsinin de ortak noktası badem gözler olarak nitelendirilen göz şekline sahip olmalarıdır. Dr. MustafaKarataş, “Kusursuz güzelliğin en belirgin özelliklerinden biri estetik bir göz hattına sahip olmaktır. En çok istenen göz şekli ise bizim badem göz dediğimiz göz şeklidir gözün orta kısmı yuvarlak bir formdadır, kenarlarda yukarı doğru hafifçe çekiktir ve isminden de anlaşılacağı gibi bir badem formundadır.”

Karataş, eskiden göz şeklini değiştirmenin tek yolunun cerrahi müdahaleler olduğunu, ama bugün neştersiz uygulamalarla da gözlere badem şekli vermenin mümkün olduğunu belirtiyor. “Elimizde daha çekici bakışlar yaratmamızı sağlayan pek çok malzeme var. Mesela hyalüronik asit bazlı dolgu maddeleri doğru kullanıldıklarında gözleri şekillendirmek için harika bir malzemedir.”

Ancak Karataş’ın da altını çizdiği gibi çekici bakışlar yaratmak, gözlere badem şekli vermek çok farklı unsurun rol oynadığı komplike bir estetik denklemi andırır. “Badem şeklindeki gözler, hafif çekik gibi duran ama gözkapakları çok derinde olmayan bir forma sahiptir. Gözkapaklarının üzerindeki kaş alanı dar, kaşlarsa yüksektir. Göze şekil vermek istiyorsanız, gözaltlarını, gözkapaklarını, gözkapağı ve kaş arasındaki mesafeyi de göz önüne almalı, bu unsurlara da müdahale etmelisiniz.”

Dr. Mustafa Karataş, kaşlarda doğal bir lift etkisi yaratmak için buradaki yumuşak dokuyu ciltle uyumlu, cilt altında reaksiyona neden olmayan ipliklerle asmak gerektiğini söylüyor. Bu basit ve etkisi yaklaşık 8-10 ay arasında süren bir işlemdir. Cilt altına ince iğnelerle organik ipler yerleştirilir ve uygulama yapılan bölgedeki doku yukarı çekilir. İp zaman içinde erise de cildin iyileşme mekanizmaları ipi çevreleyerek dokuyu askıya alır.”

Ama Karataş’ın da belirttiği üzere kaşlarda organik iplerle yaratılan lift etkisi tek başına gözlere badem şekli vermek için yeterli değildir. “Denklemin diğer önemli unsurlarına da müdahale etmelisiniz. Kaşları yukarı kaldırırken, kaş altlarını ve şakakları da dolgunlaştırmak gerekir. Hyalüronik asit bazlı dolgu maddeleri ile kaş altlarına ve şakaklara bir miktar hacim verdiğinizde daha çekik ve daha iri gözler elde edersiniz. Ancak şakak dolgusu son derece dikkatli yapılmalı ve hasta doğru seçilmelidir.”

Yaşla beraber tüm yüz gibi gözler de aşağı doğru düşer. Bu da gözbebeklerinin altındaki beyazlığın daha fazla görünmesi, gözlerin çekikliğini kaybederek yuvarlak bir form alması anlamına gelir. “Gençliklerinde badem şeklinde gözlere sahip olanlar, yıllar geçtikçe göz şekillerinin değiştiğini gözlemlerler. Bazıları da genetik olarak böyle bir göz şekliyle doğarlar. Her iki durumda da gözlerin altını, yanakların üst kısmını doldurduğunuzda yaşla beraber bozulan badem şeklinin yeniden oluşması sağlanır. Çünkü gözaltlarını ve yanağı yükselttiğinizde göz çizgisi de yukarı doğru çıkar. Tabii biraz önce de belirttiğim gibi gözün üst kısmında olan değişimlere de birlikte müdahale etmeniz gerekir.”

Dr. Mustafa Karataş, gözaltlarında yanaklara uygulanan dolgu maddelerinin kullanılmasının doğru olmadığını söylüyor. “Gözaltlarındaki deri son derece ince ve hassastır. Bu yüzden de yüze uygulanan dolgu maddeleri bu bölgede gözle görünen minik yumrular oluşturabilir. Gözaltlarında, özel olarak bu bölge için tasarlanmış olan Işık Dolgusu ile en iyi sonucu alıyoruz. Işık dolgusunun aktif maddesi de hyalüronik asit, ama moleküler yapısı gereği çok daha akışkan bir dokuya sahip olduğu için daha homojen bir şekilde yayılıyor. Maalesef 5-10 yıl önce dolgular bölgeye özel bu kadar çeşitli değildi.”

Peki, tüm bu müdahalelerle yeniden şekillendirilen gözlerinize ince çizgiler gölge düşürüyorsa? Karataş “Botoks kazayağı olarak da bilinen göz kenarlarındaki çizgileri hafifletmede altın standarttır” diyor. Ancak söz konusu gözaltındaki ince çizgiler ise botoksun son derece temkinli bir şekilde kullanılması gerektiği konusunda uyarıyor: “Çok minik dozlarda ve mikroenjeksiyon tekniği ile uygulanmalı.”

Karataş’ın da altını çizdiği gibi badem şeklinde bakışlar yaratmak ancak göz çevresindeki farklı bölgelere müdahale edilmesi ile mümkün. “Ama doğru hastaya doğru şekilde uygulandığında büyük fark yaratan, yüze daha dinamik, estetik bir görünüm veren bir uygulama bu.”

Hemen Doktorunuza Sorun